İlimiz ............................ Karşıyaka/İZMİR adresinde faaliyette bulunmak üzere .................... Üreticileri Birliği hakkında ilgi yazınız ekinde alınan 13.10.2009 tarihli dilekçede; birliklerinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın 29.07.2009 tarih ve 564 sayılı onayı ile tarımsal üretici birliği olarak tescilinin yapıldığı belirtilerek, birlik faaliyetleri ile ilgili işlemlerde Kurumlar Vergisi mükellefiyet durumlarının belirlenmesi hususunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.
Bilindiği üzere, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1/ç maddesiyle dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler kurumlar vergisinin kapsamına alınmış, dernek ve vakıfların kendisi ise kurumlar vergisi kapsamı dışında tutulmuştur.
Aynı Kanunun 2’inci maddesinin 5 ve 6’ncı bentlerinde de, dernek ve vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmelerin, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler olduğu, bunların kazanç gayesi gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesinin veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, Kurumlar Vergisi Kanunu’nda dernekler verginin mevzuu dışında bırakılmış, bunlara ait veya bağlı olan ve faaliyetleri devamlı bulunan iktisadi işletmeler vergi kapsamına alınmıştır.
Ayrıca, Birlikler, Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulaması yönünden dernek olarak kabul edilmektedir. Buna göre tüzel kişiliği itibariyle Kurumlar Vergisi mükellefiyeti bulunmamaktadır.
Öte yandan, 06.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanununun 1’inci maddesinde; bu kanunun amacının, üretimi talebe göre planlamak, ürün kalitesini iyileştirmek, kendi mülkiyetine almamak kaydıyla pazara geçerli norm ve standartlara uygun ürün sevk etmek ve ürünlerin ulusal ve uluslararası ölçekte pazarlama gücünü artırıcı tedbirler almak üzere tarım üreticilerinin, ürün veya ürün grubu bazında bir araya gelerek, tüzel kişiliği haiz tarımsal üretici birlikleri kurmalarını sağlamak olduğu; 3’ üncü maddesinde de; tarımsal üretici birliklerinin, her türlü bitkisel, hayvansal ürünler ile su ürünleri konusunda kurulabileceği, hangi ürün veya ürün grubu için birlik kurulacağının, tarım sektöründeki ihtiyaçlar ve öncelikler ışığında, Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmış ve 5’inci maddesinde birliğin görevleri maddeler halinde sayılmıştır.
Aynı kanunun ''Muafiyet'' başlıklı 19’uncu maddesinde, Birliğe ait her türlü taşınır ve taşınmaz mallar, bunların alım, satım, inşa ve kullanımları ile birlikçe yürütülen hizmet ve faaliyetlerin damga vergisi hariç her türlü vergi, resim, harç ve katkı payından muaf olduğu, 20’nci Maddesinde ise; bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümler ile Dernekler Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağına yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun ''Muafiyet, istisna ve indirimlerin sınırı'' başlıklı 35’inci maddesinin 1’inci fıkrasında, diğer kanunlardaki muafiyet, istisna ve indirimlere ilişkin hükümlerin kurumlar vergisi bakımından geçersiz olduğu, Geçici 1’inci maddesinin 9’uncu fıkrasında, bu kanunun yürürlüğünden önce kurumlar vergisine ilişkin olarak başka kanunlarda yer alan muafiyet, istisna ve indirimler bakımından 35’inci madde hükmünün uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre, anılan birlik tüzel kişilik olarak kurumlar vergisine tabi olmamakla birlikte, kendi mevzuatında da belirli işlemlerden dolayı muafiyet kapsamındadır. Ancak, 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanununun 5’inci maddesinde belirtilen faaliyetlerin birliğin amacı dışında yürütülmesi ve/veya ürünlerin birlik adına satış faaliyetinde bulunulması durumunda, bu işlemler birliğe ait bir iktisadi işletme oluşturacağından birlik adına iktisadi işletme nedeniyle kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, birliğe ait tüzüğün tetkikinde; birliğin görevleri başlıklı 3.maddesinde eğitim ve yayım hizmeti verilmesi, danışman hizmeti sağlanması gibi hususlara yer verildiği görülmüştür. Söz konusu faaliyetlerin bir bedel karşılığında yapılması birliğe bağlı iktisadi işletme oluşturacağından kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edileceği tabiidir.
Bilgi edinilmesini arz ederim.