Dairenizin ............ vergi numaralı mükellefi ................................... Gıda Mamulleri San. ve Tic. A.Ş. hakkında alınan ilgide kayıtlı yazınız tetkik edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinde kimlerin tevkifat yapmak zorunda oldukları sayılmış 5’inci fıkrasının (a) bendinde ise, 70’inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden 01.01.2007 tarihinden sonraki dönemler için 2006/11449 sayılı B.K.K.’na göre % 20, bu tarihten önceki dönemler için ise, 2006/6577 sayılı B.K.K.’na göre % 22 oranında tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Ayrıca, aynı kanunun 121’inci maddesinde; ''Yıllık beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan (4369 sayılı Kanunun 81/C-12 maddesiyle değişen ibare Yürürlük; 1.1.1999) bu kanuna göre kesilmişbulunan vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan Gelir Vergisi'nden mahsup edilir.
(2361 sayılı Kanunun 84'üncü maddesiyle değişen fıkra) Mahsubu yapılan miktar (4369 sayılı Kanunun 82/3-l maddesiyle kaldırılan parantez içi hüküm Yürürlük; 1.1.1999) Gelir Vergisi'nden fazla olduğu takdirde aradaki fark vergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade olunur.
………..'' hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, konuya ilişkin olarak yayınlanan 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin ''Diğer Vergi Borçlarına Mahsup veya Nakden İade'' başlıklı 3.2 bölümünde;
''Fazla veya yersiz olarak vergi tahakkuk ettirilmesine neden olan vergi hatasının düzeltilmesi halinde, vergi hatası nedeniyle fazla olarak tahakkuk ettirilmiş verginin ödenmiş olması şartıyla, verginin mükellefe iadesi gerekmektedir.
Vergi borçlarına mahsup talebi halinde bu talebin bir dilekçe ile vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir. Düzeltme işlemi ile iade işleminin aynı vergi dairesi tarafından gerçekleştirilmesi durumunda iade işlemi için dilekçe dışında ayrıca bir belge ibrazına gerek yoktur. Vergi dairelerinin farklı olması halinde hata nedeniyle fazladan tahakkuk etmiş olan verginin ödendiğini gösteren belgenin ibrazı gereklidir.
Mahsubu talep edilen vergi borçları için, mükellefin vergi hatasının düzeltilmesini ilgili vergi dairesine dilekçe ile haber verdiği tarih itibariyle mahsup işlemi yapılmış sayılır ve mahsubu talep edilen vergi borçları için bu tarihten itibaren gecikme zammı hesaplanmaz.'' açıklamalarına yer verilmiştir.
Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 8’inci maddesinin birinci fıkrasında mükellefin ve vergi sorumlusunun tarifi yapılmış, mükellef tabirinin vergi sorumlusuna da şamil olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 11’inci maddesinde, vergi kesenlerin sorumluluğu düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasında, yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanların, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevlerin yerine getirilmesinden sorumlu tutulacakları belirtilmiştir.
Bilindiği üzere; bir verginin tahsil edilebilir safhaya gelmesi için, evvela vergi alacağının doğması, sonra da tarh, tebliğ ve tahakkuk safhasından geçmesi gerekir. Bu safhalarda mükellef ve vergi idaresi tarafından hazine leh veya aleyhine maddi hatalar yapılabileceği gibi, verginin mükellefi, vergilendirme dönemi gibi hatalar da yapılabilmektedir.
Öte yandan, vergi hataları ve bu hataların düzeltilmesi ile ilgili esaslar Vergi Usul Kanununun 116-126’ıncı maddelerinde düzenlenmiştir.
Söz konusu maddelerde vergi hataları; hesap hataları ve vergilendirme hataları olmak üzere iki grupta toplanmış olup, vergilendirme hataları da;
-Mükellefin şahsında hata
-Mükellefiyette hata
-Mevzuda hata
-Vergilendirme ve muafiyet döneminde hata,
olmak üzere dört gruba ayrılmıştır.
Anılan yasanın 118’inci maddesinde Mevzuda hata; ''Açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır.'' şeklinde tanımlanmıştır.
Kanunun 122’nci maddesinde ise, vergilendirilmelerinde hata yapılan mükelleflerin bu hatalarının düzeltilmesi için yazılı talepte bulunabilecekleri belirtilmiştir. Vergi Usul Kanununun 8’inci maddesinde, mükellef tabirinin vergi sorumlusuna da şamil olduğu belirtildiğine göre, mükellef olarak sorumluların da hata nedeniyle düzeltme talebinde bulunmaları mümkündür. Dolayısıyla, tevkifat yapılmaması gereken bir işlemde tevkifat yapılmak suretiyle bir hata yapılırsa bu durumda tevkifatı yapanın düzeltme talep etmesi imkanı doğmaktadır.
Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre, adı geçen mükellef, 01.05.2006 tarihinde 10 yıllığına kiraladığı gayrimenkul için 2 yıllık (01.05.2006-01.05.2008) kira bedelini peşin olarak ödemiş ve ödediği bu bedele 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin 5/a fıkrasına istinaden % 22 oranında tevkifat uygulayıp ilgili dönem muhtasar beyannameleri ile beyan edip ödemiştir. Ancak, kiraladığı gayrimenkulü 09.04.2007 tarihinde satın almış ve tevkifata konu kiralama işlemi bu tarih itibariyle son bulmuştur. Ayrıca, mülk sahibi ................’nın peşin aldığı kiranın 09.04.2007 tarihinden sonraki dönemlerine ait tutarını gayrimenkulün satış bedelinden düşülmesi yoluyla geri ödediği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, 09.04.2007 tarihinden sonraki dönemler için verginin mevzuna giren ve üzerinden vergi alınacak herhangi husus bulunmamaktadır.
Yukarıda belirtilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; verginin mevzuna giren husus 09.04.2007 tarihi itibarıyla ortadan kalktığından, belirtilen tarihten sonraki dönemler için tevkif yoluyla ödenen gelir vergilerinin, Vergi Usul Kanunun 116-123’üncü maddeleri hükümleri ile 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yer alan açıklamalar göz önünde bulundurulmak suretiyle mükellefiniz .........................................Mamulleri San. ve Tic. A.Ş.’ne iadesi mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.